367 kere Türkiyem
  5. ÇAĞLAYAN ve TANDOĞAN
 

5. ÇAĞLAYAN ve TANDOĞAN

Mitingtekilere birkaç samimî soru

●AKP’ye karşı olabilir, icraatlarını ülkemiz için zararlı bulabilirsiniz. Hükümetin icraatlarını eleştirmek amacıyla protesto mitingleri düzenlemek de en doğal hakkınız. Fakat size “Cumhuriyet elden gidiyor! Laiklik tehdit aldında” dedirtecek ne oldu?

●Bu videoyu ve bu açıklamaları hazırlayanlar olarak bizler, İstanbul’da doğmuş büyümüş ve İstanbul’da yaşayan insanlarız. En yakın dost halkamızda bile çok farklı, hatta zıt görüşte olan insanlar var. Onlarla da sürekli ‘memleket meseleleri’ hakkında tartışıyor, muhabbet ediyoruz. Sokağa çıkıyor, işimiz gücümüz gereği farklı sosyal dokulara sahip semtlere, zaman zaman diğer şehirlerimize uğruyor ve elimizden geldiği kadar gündemi takip etmeye çalışıyoruz.

●Fakat hiç bir şekilde somut olarak bir kısıtlamaya, modern yaşam biçimlerine müdahaleye rastlamadık. Böyle bir olayın duyumunu, kokusunu bile almadık. Cafe-Barlardan camilere, eğlence mekânlarından cemevlerine, plajlardan kahvehanelere kadar hiçbir yer ve ortamda, öncesinde olmayıp da bu hükümetle başlayan bir kısıtlamaya, bastırmaya şahit olmadık. Herhangi bir kısıtlamanın ön belirtisini bile göremedik.

●Mitinglere katılan dostlarımıza da aynı soruyu soruyor, fakat cevap alamıyoruz.

Lütfen siz cevap verin!

Neden Cumhuriyet elden gidiyor? Ne oldu?

●Tek söylenen şey, “Evet, şu an herhangi birşey yok. Ama ya olursa? Şimdiden karşı çıkalım ki, olmasın.” Allah aşkına, bu nasıl bir anlayış yahu!

●Gerçekten de, bu ülkede bağnaz-dinci bir rejim kurmak isteyenlerin olduğunu biz de biliyoruz. Ama biraz gözünü açan herkes, bunların çok küçük bir azınlık olduğunu görüyor, biliyor. Hatta gerçekten de bu görüşte olanlar, AKP’yi kendi davaları için en büyük tehlike olarak görmekte. Yahu siz de bu ülkede yaşıyorsunuz. Hiç mi AKP’yi destekleyen samimî dostlarınız yok. Görmüyor musunuz, o insanların öyle olmadığını?

●Bazıları diyecek ki, “AKP tabanı öyle olmayabilir, ama başındaki üç-beş kişinin asıl amacı, bu ülkede bağnaz-dinci bir rejim kurmak.” Varsayalım ki öyle. Sadece diğer parti tabanlarının değil, kendi tabanının ve bütün milletin ezici çoğunluğu buna karşı olduktan sonra, bu tehlikenin gerçekleşmesi hiç mümkün mü? Ayrıca bu ‘hedefe’ yönelik hiç bir somut icraat olmamışken, hiç bir yaşam tarzına en ufacık bir şekilde müdahale edilmemişken, bu histeri, bu telaş niye?

●Hem o mitingler, tek bir partinin düzenlemesi olmasa da, apaçık AKP’ye karşı ve daha çok sol kesimin mitingleriydi. Böyle bir mitingde bu kadar çok sayıda Türk bayrağı sallanmasını ne kadar ahlakî buluyorsunuz? Elbette her insanın hakkıdır, kendi milletinin bayrağını sallamak. Ama bayrağın hangi vesileyle, kime karşı sallandığı önemli. Bir yandan hiç bir tutanağı, dayanağı olmadan “Cumhuriyet elden gidiyor” diye bağırıp, diğer yandan Türk bayrağı sallayarak hükümet partisine lanet okursanız bu, sizinle aynı görüşte olmayan insanları Türk milletinden saymamak, onları devlet düşmanı olarak göstermek değil midir? Bayrak hepimizin, bütün milletin. Kimsenin kimseye, ecnebi muamelesi yapmaya hakkı yok! Bu mitinglerle elde ettiğiniz tek şey, sizinle aynı görüşte olmayan insanları öfkelendirmek, karşılıklı kutuplaşmayı derinleştirmek oldu.

●Seçim anketlerinden görüyorsunuz. Bu milletin %35-40 gibi bir oranı şu anki AKP’yi destekliyor. Varsayın ki daha az olsun. Bu insanların hepsi öcü mü sizin gözünüzde? Gerçekten de bu insaların da, aynı sizler gibi, ülkenin kalkınmasını istediğini, fakat nasıl kalkınacağı konusunda sizden farklı görüşlere sahip olduğunu kabul edemiyor musunuz? Bu insanları, düşmanmışcasına kendilerine karşı kendi bayrağını sallamaya müstehak mı görüyorsunuz?

●Ya da bütün bu insanları AKP’nin başındaki üç beş öcü tarafından beyni yıkanan koyun sürüleri olarak mı görüyorsunuz. Bunların içinde eğitimli, memleket meselelerine vakıf, kendi başına düşünen, sorgulayan ve eleştirebilen insanlar yok mu diyorsunuz? Peki AKP’den aday olan sosyal-demokrat veya liberal kökenli aydınlar, Milliyet, Hürriyet, Bugün, Radikal gibi birçok gazetede köşe sahibi olan ve büyük ölçüde AKP’yi destekleyen yazarlar, AKP icraatlarını ülke için faydalı bulduğunu söyleyen bazı ekonomistler, akademisyenler vs... Bunların hepsi de kandırılmış koyunlar mı? Ya da hepsi de şahsî menfaatler uğruna ülkenin karanlığa sürüklenmesini bilerek destekleyen hainler mi? Yani AKP’ye karşı çıkanların hepsi doğruları gören erdem sahibi insanlar da, destekleyenlerin hepsi de ya koyun ya da hain mi sizin gözünüzde? Eğer gerçekten böyle düşünüyorsanız, ‘bağnazlık’, ‘yobazlık’, ‘ideolojik saplantı’ gibi kavramlar hakkında biraz daha düşünüp, sonra aynaya bakın lütfen!